Categories
pbt2

türkiye’de kumar yargı yetkisi belgesi formu qnb finansbank 1

BM Habitat’ın verilerine göre dünyadaki enerjinin 78’ini şehirler tüketiyor. Net sıfır emisyona erişmek için birçok ülkenin ve kurumun hedef olarak belirlediği 2050 yılında 2.5 milyar kişinin şehirlerde yaşaması bekleniyor. Dolayısıyla belediyeler ve özellikle büyük metropoller sürdürülebilir bir şehircilik anlayışıyla sera gazı emisyon miktarının azaltılmasında çok önemli bir role sahip. Tüm bu bilgilere Energy and Climate Intelligence Unit’in hazırladığı, net sıfır emisyon politikaları takibi (“Net Zero Tracker”) sayfasından erişmek mümkün. Sayfadaki grafikte, net sıfır emisyon hedefinin tartışmaya başlandığı onlarca ülkeye de yer verilmiş.

  • Marmara Denizi’nin kirlenmesinde tek etken kuşkusuz sanayi kirliliği değil, ancak yapılan değerlendirmelerde sanayi kirliliğinin boyutu ile ilgili somut verilere ulaşamıyoruz.
  • Blokeli hesaptan para çekmeye çalıştığınızda; havale, EFT ya da harcama yapmaya çalıştığınızda da hesabınızın blokeli olduğuyla ilgili bir bildirim alabilirsiniz.

Gazeteciliğin emeğinin değerini geri kazandırma anlayışıyla mecrada yalnızca telifli içeriklere yer veriyor. Nehir ve Deniz’le Ankara’da, Milli Kütüphane’nin çaprazında yer alan Adnan Ötüken Parkı’nda buluşuyoruz. İkisi de güler yüzlü ve samimi, kampüste okudukları bölümlerin yanında yürüttükleri faaliyetlere tutkuyla bağlı. Geçmişi 1982 yılına dayanan ODTÜ Çevre Topluluğu’nda bayrağı devralarak kampüste hem iklim krizi hem de ekoloji ile kesişen toplumsal konular üzerine diğer öğrencileri bilinçlendirmek istiyorlar. Ama bunu yaparken üniversitedeki yasaklarla, rektörler üzerinden uygulanan baskılarla karşılaşıyorlar. Baskılara karşı çıkmaları, olası yaptırımlar ve soruşturmalar nedeniyle geleceğinden kaygı duyan akademisyen ve öğrencilerin çalışmalarından uzak durmalarına neden oluyor ve onları yalnızlaştırıyor. Yeni nesil binaların yaygınlaşmasındaki en büyük engel hâlihazırda bir hayli maliyetli olmaları. Avrupa Birliği, gelişmiş mühendisliğin ve mimari tekniklerin getirdiği bu yüksek maliyetleri düşürerek sıfır ya da pozitif enerji binaların yaygınlaşmasını sağlayabilmek amacıyla ZERO-PLUS adında bir proje başlattı. Hükümetlerin kalkınma ve sanayi stratejileri, belediyelerin şehircilik anlayışları gibi makro politikalar bir yana, özel işletmelerin faaliyetleri, hatta her bireyin günlük yaşamı artık karbon emisyon miktarının dengelenmesi etrafında yeniden tanımlanıyor, biçimleniyor.

Muğla’daki üç kömürlü termik santralinin çalışmasına son verilmesi, her 100 erken ölümden 88’ini engelleyebilir. Sağlık maliyetleri ise yüzde 84 oranında düşerek, 36 milyar eurodan 6 milyar euroyainecek. Son olarak Zonguldak’taki dört kömürlü termik santralinin faaliyetinin sona erdirilmesiyle ise her 100 erken ölümden 88’i önlenebilir. Sağlık maliyetleri de yüzde 85 düşerek, 37 milyar eurodan 5 milyar euroya gerileyecek. Raporda Çanakkale, Adana, Hatay, Kütahya, Maraş, Muğla ve Zonguldak’ta hâlâ faaliyette olan kömür santrallerinin üzerinde çalışma yapılarak birçok sonuca varıldı. Buna göre, Çanakkale’deki beş kömürlü termik santralin 2030 yılına kadar kapatılması halinde, her 100 erken ölümden 90’ı önlenebilir. Sağlık maliyetleri ise yüzde 87 oranında, yaklaşık 29 milyar eurodan 4 milyar euroya düşecek. Adana ve Hatay’daki Atlas, Hunutlu, Sugözü ve Tufanbeyli’deki kömür santralleri devre dışı bırakılırsa, her 100 erken ölümden 86’sı önlenebilir. Sağlık maliyetleri ise yüzde 82 oranında, 34 milyar eurodan 6 milyar euroya inecek.

Doğrudan üreticiden ya da toptancıdan edinilen ürünler sunulduğu için, semt pazarları, bostanlar, organik marketler ve kooperatiflerin satış noktaları ise sizi düşük karbon diyetine bir adım daha yaklaştırırken döngüsel bir ekonomi imkânı da yaratıyor. Paris Anlaşması’nın ardından başlatılan bir başka girişim ise C40 Şehirler ağı. Kalkınmaktaki ülkelerin görece daha fazla temsil edildiği, 97 şehrin üye olduğu bu ağ ulaşımdan atık yönetimine birçok alanda işbirliği imkânı sağlıyor. Net sıfır emisyon politikalarına karşı çıkan çok güçlü başka sanayiler de var. Bu senenin başında New York Üniverparibahis tarafından yayınlanan kapsamlı bir araştırmaya göre ABD’deki endüstriyel et ve süt ürünleri firmaları 2000’li yıllardan bu yana iklim politikaları aleyhinde lobiciliğe milyonlarca dolar harcadı ve harcamaya devam ediyor. Hükümetler ilk defa küresel ısınmayı önlemek için üzerlerine düşen sorumlulukla yüzleşti (ya da yüzleşmek zorunda kaldı). – Hesap verebilirliği artırmak için doğa savunucularının yaşamlarına somut etkisi olacak denetim mekanizmaları uluslararası yasalar ve standartlar doğrultusunda hayata geçirilmeli. Gezegen, 31 Mayıs’ta gerçekleştirdiği beşinci buluşmasında odağına doğa savunucularını aldı. Türk Tabipler Birliği Başkanı ve hak savunucusu Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ve Evrensel gazetesi İzmir temsilcisi gazeteci-yazar Özer Akdemir, Türkiye’de doğayı ve yaşam alanlarını korumak için verilen mücadeleleri haklar perspektifinden değerlendirdi. Şeffaflık olmadan hesap verebilirlik beklemek iyimserlikten öteye geçmiyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nun alıntılanan açıklaması deniz kirliliğini önleme çabalarının temelinde atıksu arıtma tesislerinin olduğunu ortaya koyuyor. Bakanlığın eylem planındaki beş madde atıksu arıtma tesislerine ilişkin çeşitli vaatler içeriyor.

Sadece suyun yüzeyini kaplayan köpükler olarak anladık,” diyor Prof. Dr. Mustafa Sarı. 60 yılı aşkın süredir bunun üzerinde çalıştıklarını belirten Granholm, “Bu 21. Yüzyılın en etkileyici bilimsel başarılarından biri” diyerek, füzyon buluşunun tarih kitaplarına geçeceğini kaydetti. Türkiye’de erken ölümlerin, her yıl trafik kazalarında hayatını kaybedenlerden 20 kat fazla olduğunu belirten HEAL Türkiye Sağlık ve Enerji Politikaları Kıdemli Danışmanı Funda Gacal araştırmaya dair, “Sağlık sistemi üzerindeki maliyetinide göz ardı etmemek gerekiyor. 2020 yılında Türkiye’nin sağlık harcaması 250 milyar TL (15,5 milyar euro) oldu. Önümüzdeki yedi yılda kömürden çıkılırsa bu rakamın 12,5 katı kadar sağlık harcaması önlenebilir” diye konuştu. Ancak yine de bu veriler Grönland’ın şu anda küresel ortalamadan dört kat daha hızlı ısınan Kuzey Kutbu’nun geri kalanı kadar hızlı ısınmadığını göstermişti. 2021 yazındaki veriler ise, insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle adadaki buzulların hızla erimeye başladığını ortaya koyuyordu. Adadaki buz tabakasını izleyen Polar Portal, geçen yıl Temmuz ayında bir haftada yaklaşık 40 milyar ton buzun eridiğini açıklamıştı. Hesap blokesi, yasal süreci başlamış olan borçlar için yapılan bir uygulamadır. Kurumlar ya da kişilere olan vadesi gelmiş borçların tahsil edilememesi durumunda ortaya çıkabilen bu süreç, borç miktarı dikkate alınarak resmî talepler doğrultusunda gerçekleşir.

Temel anlamda bloke, banka hesabına değil; hesap içerisindeki paraya konulur ve hesapta bulunan paranın harcanmasına kısıtlama getirir. Hesap blokeleri, borç sebebi dışında banka kredi borçları, iflas, kefaret, kredi teminatı, vergi borcu, sermaye artırımları gibi sebeplerden ötürü de gerçekleşebilir. Bloke, hangi kurum ve kuruluş tarafından konulmuş ise mevcut durum çözüme kavuşana dek ya da o kurumdan ikinci bir talimat gelinceye dek kaldırılmaz. Bu internet sitesi Kanada Yerel Girişimler Fonu (CLFI) Hibe Programı’nın desteği ile hazırlanmıştır. İçeriğin sorumluluğu tamamıyla Gezegen’e aittir ve destekçilerinin görüşlerini yansıtması beklenmemelidir. – Sanayi, tarım ve kentsel planlama politikalarında enerji verimliğini arttırmaya yönelmek, bunu sağlayacak yeni teknolojilerin ve süreçlerin geliştirilmesini desteklemek. Doğa savunucularının tehdit edilmesini ya da onlara saldırılmasını emredenler adalet karşısına çıkarılmalı.

1923’te kurulan New York merkezli Amalgamated Bank ve 1980’de kurulan Hollanda bankası Triodos bunların en önde gelenleri. İzleme çalışmaları ve kampanyaların yanı sıra, şirketlerle kentlerin sebep oldukları karbon emisyonları ve azaltma planlarını paylaşmalarını teşvik için girişimler de bulunuyor. Bunların ilki ve belki de en önemlisi, 2000’de hayata geçen Karbon Saydamlık Projesi (Carbon Disclosure Project ya da CDP). Proje kapsamında 2002’den bu yana 8 binin üzerinde şirket ve 550’nin üzerinde kent verilerini paylaşmış. CDP veritabanında kentlere dair veriler erişime açık, ancak şirketlere ilişkin veriler lisanslı, yani ücrete tabi. Neden tek çıkarı daha fazla kâr elde etmek olan bankacılık ve finans sektörü, bu kazancından vazgeçsin?

Kadın STK’sı Fundación Mundo Mujer tarafından 2015’te kapılarını açan banka öncelikli olarak mikrokredilerle başta kadın istihdamını desteklemek üzere toplumun refahını ve ekolojik bir yaşamı geliştirmek için finansman sağlıyor. Bu amaçla Net Sıfır İçin Glasgow Finans Birliği girişimi kapsamında Net Sıfır Varlık Yöneticileri adlı bir oluşum kuruldu. Temmuz ayında yapılan açıklamaya göre, net sıfır emisyon hedeflerine uyma vaadiyle oluşumun taahhütnamesini imzalayan şirket sayısı 128’e çıktı. Bu imzalarla net sıfır emisyona taahhüt edilen varlıkların toplamının sadece altı ayda 43 trilyon dolara eriştiği belirtiliyor, bu da yaklaşık 100 trilyon dolar toplam varlığı yönettiği düşünülen sektörün değerinin neredeyse yarısı demek. Kimi yatırımcılara göre bu meblağ finans dünyası için bir “eşik noktası” oluşturuyor. Bir başka deyişle, geri dönüşü olmayan bir ivmenin yakalandığını savunuyorlar. Paris Anlaşması’nı imzalayan ülkelerin birçoğu sera gazı emisyonlarını azaltmak için somut takvimler belirlemeye başladı. Hükümetlerin iklim politikalarını giderek fosil yakıtlardan çıkış hedefiyle uyumlu hâle getirdikleri bir ortamda bankalar petrol, doğalgaz, kömür ve petrokimya sektörünün imdadına yetişiyor. Üstelik, kâr marjı hayli yüksek ve risk düşük olduğu için bu sektörler bankaların uzun yıllardır yatırım yapmayı tercih ettiği alanların başında geliyor. Tam da bu sebeple, önce Londra’da başlayan ve daha sonra dünyaya yayılan Yokoluş İsyanı hareketi, “Para İsyanı” (Money Rebellion) adıyla bankacılık ve finans dünyasının fosil yakıt sektörüne yatırımlarını hedef alan bir yan hareket başlattı.

Tüm bu çabalarla bankacılık ve finans sektörlerinin çevresel şeffaflığa daha fazla riayet etmeleri hedefleniyor. Gezegende fosil yakıt üretimine ve kullanımına bir çırpıda son verdiğimizi hayal edelim. Sera gazı emisyonlarının bugün, siz bu satırları okurken sıfırlanması halinde bile, hâlihazırda atmosferde bulunan gazların etkisiyle küresel ısınmanın Paris Anlaşması’nda hedeflendiği üzere 1.5 derecede sınırlı kalıp kalmayacağı soru işareti. P24 bünyesinde 17 Nisan 2021’de yayına giren Gezegen, yerkürenin sorunlarını merkezine alıyor. Gezegen, Türkiye’nin yoğun gündeminde kaybolan birçok konuyu sürdürülebilir gündemde tutan, belgeleyen, tartışmalara katma değer kazandıran, çeperleri genişleten ve fikri takibi ihmal etmeyen bir yayın çizgisi benimsiyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *